Pencere öğeleri nelerdir ?

Duru

New member
Pencere Öğeleri Nelerdir? Eski Bir Pencerenin Peşinde Başlayan Hikâye

Geçenlerde evde pencerenin önünde otururken, yıllardır her gün baktığım bir şeyin aslında ne kadar azını bildiğimi fark ettim. Dışarıda yağmur vardı. Camdaki damlalar aşağı doğru süzülüyor, arada bir rüzgârın sesi duyuluyordu. Pencerenin koluna uzanırken aklımdan şu soru geçti: “Ben bu pencerenin parçalarının adlarını gerçekten biliyor muyum?”

Çoğumuz için cevap muhtemelen hayır.

Pencere deyince aklımıza doğrudan cam gelir. Oysa pencere yalnızca camdan ibaret değildir. Çerçevesi, kanadı, pervazı, denizliği, doğraması, menteşesi, kolu ve daha pek çok parçası vardır. Üstelik bu parçaların her biri, binanın güvenliği, hava geçirgenliği, ışık alması, ısı yalıtımı ve estetik görünümü açısından farklı görevler üstlenir.

Bu merakın peşine düşünce konu beklediğimden çok daha ilginç bir hâl aldı. Bir pencerenin parçalarını öğrenmek, aslında mimarlığın, teknolojinin ve hatta toplumların değişimini okumaya benziyor.

Pencerenin Karşısında Başlayan Küçük Tartışma

Ertesi gün bu konuyu arkadaşım Murat'la konuşmaya başladım. Murat, teknik konularda ayrıntıya girmeyi seven, bir şey bozulduğunda önce sorunun kaynağını bulmaya çalışan biridir.

“Pencere dediğin çok basit,” dedi. “Çerçeve var, cam var, kol var. Açılıyor, kapanıyor.”

Tam o sırada yanımızdaki Zeynep konuşmaya dahil oldu.

“Basit mi gerçekten?” diye sordu. “Mesela pencerenin odadaki ışığı nasıl değiştirdiğini hiç düşündün mü? Ya da bir odanın dış dünyayla kurduğu ilişkiyi?”

Murat gülümsedi.

“Ben önce su sızdırıyor mu, hava alıyor mu ona bakarım.”

“Ben de içeride oturan insanın kendini nasıl hissettiğine bakarım,” dedi Zeynep.

Bu konuşma bana ilginç geldi. İkisi de aynı pencereye bakıyordu ama farklı sorular soruyorlardı. Murat problemi çözmeye, parçaları işlevlerine göre değerlendirmeye çalışıyordu. Zeynep ise pencerenin insanlarla, ışıkla, mahremiyetle ve mekânın duygusuyla ilişkisini düşünüyordu.

Bence önemli olan burada “erkekler böyledir, kadınlar şöyledir” demek değil. Tam tersine, aynı nesneye farklı bakışların nasıl birbirini tamamlayabileceğini görmekti. Bir pencereyi yalnızca teknik bir sistem olarak ele alırsak insan tarafını; yalnızca estetik bir unsur olarak görürsek de teknik tarafını kaçırabiliriz.

Ve böylece pencerenin parçalarını araştırmaya başladık.

İlk Durak: Pencerenin İskeleti Olan Çerçeve

Pencerenin en temel öğelerinden biri çerçevedir.

Çerçeve, camın ve hareketli pencere parçalarının yapıdaki açıklık içerisinde konumlandırılmasını sağlar. Teknik kaynaklarda çerçevenin üst bölümüne “head”, yan bölümlerine “jamb” ve alt bölümüne “sill” adı verildiği görülür. Publications+1

Türkçede ise uygulamada “kasa”, “çerçeve”, “denizlik”, “yan kayıt” gibi farklı ifadelerle karşılaşabiliriz. Kullanılan terminoloji pencerenin türüne ve yapım geleneğine göre değişebilir.

Murat hemen devreye girdi:

“İşte bu önemli. Çünkü pencereyi yerine koymakla iş bitmiyor. Kasa düzgün değilse en kaliteli camı taksan da sorun yaşayabilirsin.”

Haklıydı.

Çerçeve yalnızca pencereyi duvarda tutan bir sınır değildir. Isı kaybının azaltılması, hava sızdırmazlığı ve pencerenin uzun süre düzgün çalışması açısından da kritik bir parçadır.

Ahşap, PVC, alüminyum veya farklı kompozit malzemelerden üretilebilir. Her malzemenin avantajları ve bakım ihtiyaçları farklıdır.

O anda Zeynep başka bir soru sordu:

“Peki pencereyi sadece içeriyi dışarıdan ayıran bir sınır olarak mı görmeliyiz?”

Bence hayır.

Çünkü pencere aslında duvarın içinde açılmış kontrollü bir geçittir. Dışarıdaki ışığı, manzarayı ve havayı içeri alırken yağmuru, rüzgârı, soğuğu ve istenmeyen dış etkenleri mümkün olduğunca dışarıda tutmaya çalışır.

Cam: Pencerenin En Görünür Ama Tek Olmayan Parçası

Pencerenin en dikkat çekici kısmı camdır. Fakat camın da kendi içinde farklı özellikleri bulunur.

Tek cam, çift cam, üçlü cam, lamine cam, temperli cam, düşük emisyonlu kaplamalı cam gibi farklı seçeneklerle karşılaşabiliriz. Günümüzde cam seçimi yalnızca “şeffaf olsun” meselesi değildir.

Isı kontrolü, güneş ışınımı, güvenlik, ses yalıtımı ve enerji verimliliği gibi konular da cam tercihinde önem kazanır.

Burada tarihe dönmek ilginç.

Camın pencere kullanımındaki geçmişi sandığımızdan çok daha eskidir. Araştırmalar, Roma döneminde camın pencere açıklıklarında kullanıldığını gösteriyor. Ancak geçmişteki camlar bugünkü geniş, berrak ve kusursuz yüzeylere hiç benzemiyordu. Orta Çağ boyunca da pencere camı üretimi ve kullanımı farklı tekniklerle gelişti. Özellikle Gotik mimaride geniş vitray düzenlemeleri önemli bir yer kazandı. University College London+1

Historic England'ın aktardığı araştırmalara göre Orta Çağ İngiltere'sinde pencere camlarının önemli bir kısmı kıta Avrupası'ndan getiriliyordu ve camlar elle üretilen tekniklerle hazırlanıyordu. Historic England

Yani bugün sıradan gördüğümüz cam pencere, aslında yüzyıllar süren teknolojik gelişimin sonucu.

Bir düşünün: Bugün bir evde pencere değiştirmek için birkaç seçenek arasında karar veriyoruz. Yüzyıllar önce ise pencereye cam koyabilmek başlı başına önemli bir teknoloji ve ekonomik imkân göstergesiydi.

Pencere Kanadı Nedir? Açılıp Kapanan Bölümün Hikâyesi

Murat pencerenin kolunu gösterdi:

“Benim için pencerenin en önemli kısmı burası. Çünkü pencerenin açılıp kapanmasını sağlayan mekanizma burada.”

Aslında kol, menteşe ve kilit mekanizması birlikte düşünülmeli.

Pencere kanadı, açılıp kapanabilen bölümdür. Kanadın içinde cam bulunur ve bu bölüm menteşeler, sürgüler veya farklı mekanizmalar aracılığıyla hareket eder.

Kanatlı pencerelerde menteşeler önemli bir görev üstlenir. Sürme pencerelerde ise kanadın hareketini sağlayan ray ve tekerlek benzeri mekanizmalar öne çıkar.

Bazı pencerelerde kanat hiç hareket etmez. Bunlara sabit bölümler denebilir. Teknik terminolojide “fixed light” gibi ifadelerle karşılaşmak mümkündür. DIY Doctor

Burada küçük ama önemli bir ayrıntı var: Her cam bölümü açılmak zorunda değildir.

Bazen pencerenin bir kısmı sabit bırakılır, başka bir kısmı havalandırma amacıyla açılır. Böylece hem doğal ışık alınır hem de kontrollü hava akışı sağlanır.

Denizlik ve Pencere Eşiği: Yağmurun Bile Bir Hikâyesi Var

Çocukken pencerenin önündeki çıkıntıya oturmayı severdim. O çıkıntının aslında mimari açıdan önemli bir görevi olduğunu hiç düşünmemiştim.

Pencerenin alt bölümündeki yatay parça, yani denizlik veya pencere eşiği, yağmur suyunun dışarı yönlendirilmesine yardımcı olabilir. Dışa doğru eğimli tasarımlar, suyun duvar yüzeyine zarar vermeden uzaklaştırılmasına katkıda bulunur. DIY Doctor

Bu küçük ayrıntı aslında bize mimarlığın temel mantığını anlatıyor:

İyi tasarım yalnızca güzel görünmek değildir; sorun ortaya çıkmadan önce onu öngörebilmektir.

Murat bunu duyunca başını salladı.

“İşte bu tam benim düşündüğüm şey. Bir parçanın görevini anlamak için önce hangi problemi çözdüğünü bilmek lazım.”

Zeynep ise pencere kenarındaki saksıyı gösterdi.

“Ve bazen insanlar pencereyi sadece teknik bir nesne olarak değil, yaşam alanının bir parçası olarak kullanıyor.”

İkisi de haklıydı.

Mullion ve Transom: Pencereyi Bölümlere Ayıran Elemanlar

Pencere büyük olduğunda tek bir cam yüzey olarak tasarlanmayabilir.

Dikey bölücü elemanlara “mullion”, yatay bölücülere ise “transom” denir. Bu elemanlar pencere açıklığını farklı bölümlere ayırabilir. Learning Lab - RMIT University+1
 
Üst