Mal rejiminde artık değer nedir ?

Duru

New member
Mal Rejiminde Artık Değer: Geçmişten Geleceğe Uzanan Bir Yolculuk

Herkese merhaba arkadaşlar! Bugün, düşündüğümde beni gerçekten derinden etkileyen ve aslında bizim gündelik hayatımıza çok yakın olan ama çoğumuzun pek de üzerinde durmadığı bir konuya değinmek istiyorum: Mal rejiminde artık değer. Hadi, konuyu biraz daha derinlemesine inceleyelim. Bu kavramın hayatımıza etkisi ne, neden bu kadar önemli, ve gerçekten gelecekteki etkileri nasıl olacak? Duygusal ve toplumsal bağlamda çok şey anlatıyor, sadece yasal bir konu değil, hem kişisel hem de toplumsal bir yansıma barındırıyor.

Yıllar önce bu kavramı duyduğumda, en başta beni pek de etkileyen bir şey olmadı. Ancak zamanla daha fazla okudukça ve deneyimledikçe fark ettim ki, bu sadece yasal bir mesele değil; insanın emeği, girişimi, hayalleri gibi bir dizi soyut değeri de içinde barındırıyor. Peki, nedir bu artık değer? Neden bu kadar önemli? Bugün, geçmişten bugüne kadar olan etkilerini, kadın ve erkeklerin bakış açılarıyla birlikte ele alacağız ve belki de konuya başka bir pencereden bakmamızı sağlayacak.

Artık Değerin Kökenleri: Bir Emeğin Hikayesi

Öncelikle, artık değer terimini biraz açalım. Basitçe söylemek gerekirse, artık değer, mal rejiminde, eşler arasında evlilik sürecinde elde edilen değer artışının paylaşılması anlamına gelir. Yani, bir eşin mal varlığı, evlilik süresince değer kazanırsa, bu artan değer, boşanma ya da mal paylaşımı durumunda diğer eşle paylaşılır. Ancak bu durum, yalnızca ekonomik ve maddi bir kavramdan ibaret değildir. Artık değer, aynı zamanda kişinin hayatta kazandığı, ürettiği ve geliştirdiği şeylerin toplumsal yansımasını da barındırır. Yani sadece para değil, yıllar boyunca biriktirilen tecrübe, uğraş ve emeğin de bir karşılığı vardır.

Bu kavramı düşündüğümüzde, karşımıza ilk çıkan soru şu olmalı: Kim bu artışı yaratıyor ve kim bu artıştan faydalanıyor? Tarihsel olarak, özellikle Türk medeni kanununa göre, mal rejimi sistemi içinde artık değer, genellikle "katılma alacağı" olarak tanımlanmıştır ve burada kadının ev içindeki emeği de önemli bir yer tutar. Ne yazık ki, geçmişte kadınların çalışması genellikle dışarıda değil, evin içinde ve görünmeyen işlerde oluyordu. Kadının ev içindeki emeği, evin bakımı, çocukların büyütülmesi gibi birçok önemli görevin değeri genellikle göz ardı ediliyordu.

İşte bu noktada artık değer kavramı, kadınların uzun yıllar boyu görmezden gelinen emeğinin adil bir şekilde takdir edilmesi anlamına gelir. Erkeklerin çoğu bu konuda stratejik ve çözüm odaklıdır; sistemdeki boşlukları görmek ve buna göre hareket etmek, pratikte kazanç sağlamak istedikleri bir durumdur. Ancak kadınlar, daha empatik bir bakış açısıyla, duygusal ve toplumsal bağları kuvvetlendirerek, işlerin eşit bir şekilde bölünmesi gerektiğini savunurlar.

Artık Değerin Günümüzdeki Yansımaları: Bireysel ve Toplumsal Değişim

Günümüzde artık değer, özellikle boşanma davalarında ve mal paylaşımında önemli bir yer tutuyor. Ancak bu kavramın sadece ekonomik bir yansıması olmadığını vurgulamak gerekiyor. Toplumda kadınların ve erkeklerin bu duruma bakış açılarındaki farklılıklar da çok önemli. Erkekler, bazen bir çözüm odaklı bakışla bu değerin eşit paylaşılmasını savunurken, kadınlar daha çok duygusal bağlarla bu konuda adaletin sağlanması gerektiğini savunuyor. Yani, erkekler için bu bazen bir iş anlaşması, bir kazanç kapısı olabilirken, kadınlar için artık değer, yıllarca çaba gösterdikleri, emek harcadıkları, ve hak ettikleri bir ödül olmalı.

Günümüzde, özellikle de kadınların iş gücüne katılımının arttığı, ekonomik bağımsızlıklarını kazanma yolunda daha fazla fırsat bulduğu bir dönemde, artık değer kavramı da çok daha fazla önem kazanmış durumda. Kadınların bu noktada artık kendi değerlerini bir şekilde savunabilmeleri, toplumsal bağlamda da kadın-erkek eşitliği adına önemli adımlar atılmasına olanak sağlıyor. Ancak toplumsal olarak bu denklemin hala kadınlar lehine kurulmadığını unutmamak gerek.

Gelecekteki Potansiyel Etkiler: Ne Değişebilir?

Şu an için artık değer kavramı çoğu zaman boşanma, mal paylaşımı gibi durumlarda karşımıza çıksa da, gelecekte bu kavramın daha geniş bir sosyal etki alanı oluşturması olasılığı oldukça yüksek. Özellikle, iş dünyasında, yaratıcı sektörlerde ya da girişimcilik alanlarında çalışan kadınlar ve erkekler arasındaki güç dengesizliği, bu kavramın daha geniş bir toplumsal yansıması haline gelebilir. Yani artık sadece evliliklerde değil, tüm toplumsal ilişkilerde artık değer kavramı şekillenmeye başlayabilir.

Kadınların toplumda daha fazla yer bulması, erkeklerin empatik bakış açılarıyla birleşerek toplumsal bir iyileşme sağlayabilir. Toplumda değerli olan şeyler değişiyor; artık değer sadece mal varlıklarıyla ölçülen bir şey değil, insan emeği, toplum katkısı, ve toplumsal bağların gücü de bir değer biriktiriyor.

Gelecekte, kadınların girişimcilik alanında daha fazla söz sahibi olması, erkeklerin de duygusal zekalarını kullanarak toplumsal bağları kuvvetlendirmeleri, daha sağlıklı bir toplum yaratma potansiyeli taşıyor. Bu noktada artık değer kavramı, sadece maddi kazançla sınırlı kalmaz; insan ruhunun, emeğin ve toplumsal ilişkilerin de en değerli varlıklarımız olduğunu unutmamalıyız.

Sonuç: Bizim Emeğimiz, Bizim Değerimiz

Sonuç olarak, artık değer sadece hukuki bir kavram değildir. Bireysel mücadelemiz, toplumsal eşitliğimiz, hayatın kendisindeki emeğimizin karşılığıdır. Bu, kadınlar ve erkekler için farklı boyutlarda anlam taşısa da, sonunda herkesin emeği eşit değerde ve eşit bir şekilde takdir edilmelidir.

Şimdi, bu konuda ne düşündüğünüzü merak ediyorum. Sizce artık değer kavramı günlük yaşamımıza nasıl daha fazla etki eder? Ya da toplumda kadın ve erkeklerin bakış açıları arasında nasıl bir denge kurmalıyız? Yorumlarınızı merakla bekliyorum!