Sena
New member
En Uzun Maraton Kaç Saat Sürer?
Maraton denince benim aklıma ilk olarak kronometre geliyor: 42 kilometreyi kaç saatte tamamladın, son 10 kilometrede temponu koruyabildin mi, finish çizgisinde ne kadar zorlandın? Fakat bu konuyu araştırırken karşıma çıkan bir hikâye, “maraton kaç saat sürer?” sorusuna verdiğim cevabı tamamen değiştirdi. Çünkü dünyanın en uzun sürede tamamlanan maratonu birkaç saat, hatta birkaç gün değil; 54 yıldan fazla sürmüş.
İlk bakışta kulağa neredeyse bir şaka gibi geliyor. Fakat Guinness World Records kayıtlarına göre Japon atlet Shizo Kanakuri, 1912 Stockholm Olimpiyatları'nda başladığı maratonu 20 Mart 1967'de tamamladı. Resmî kayıtlardaki toplam süre 54 yıl, 249 gün, 5 saat, 32 dakika ve 20,3 saniye.
Bu süreyi yalnızca saate çevirdiğimizde yaklaşık 479 bin 334 saat ediyor. Ancak burada önemli bir ayrıntı var: Kanakuri'nin 54 yıl boyunca kesintisiz koştuğunu düşünmek tamamen yanlış olur. Asıl ilginç nokta da zaten burada başlıyor.
42,195 Kilometrelik Bir Maratonun Normalde Anlamı Nedir?
Önce “maraton” kelimesinin neyi ifade ettiğini netleştirmek gerekiyor. Bugün standart maraton mesafesi 42,195 kilometre, yani 26 mil 385 yarddır. World Athletics'e göre bu mesafe 1908 Londra Olimpiyatları'nda ortaya çıkmış, 1921'de standartlaştırılmıştır.
Burada süre konusunda tek bir doğru cevap yok. Elit bir atlet maratonu yaklaşık iki saatte tamamlayabilirken, amatör bir koşucunun dört, beş, altı saat veya daha uzun sürede bitirmesi mümkündür. Bazı organizasyonlarda ise belirli bir süre sınırı bulunur.
Dolayısıyla “en uzun maraton” ifadesi aslında iki farklı anlama gelebilir:
Bir maraton yarışını tamamlamak için geçen en uzun resmî süre nedir?
Bir kişinin 42,195 kilometrelik mesafeyi fiziksel olarak kat etmesi ne kadar sürebilir?
Guinness'in kaydettiği Kanakuri örneği ilk sorunun cevabıdır. Fakat ikinci sorunun cevabı çok daha farklı olabilir.
54 Yıllık Rekor Nasıl Ortaya Çıktı?
Kanakuri'nin hikâyesi 1912 Stockholm Olimpiyatları'na uzanıyor. O dönem 20 yaşında olan Japon sporcu, ülkesinin Olimpiyatlardaki erken dönem temsilcilerinden biriydi. Yarış sırasında bitkin düştü ve maratonu tamamlayamadı. Daha sonra Japonya'ya döndü ve İsveçli yetkililere haber vermeden yarıştan ayrıldığı için uzun süre resmî olarak yarışmayı bırakmış kabul edildi.
Yıllar sonra, 1967'de İsveç televizyonunun girişimiyle Kanakuri Stockholm'e davet edildi. 75 yaşındayken yarım kalan maratonu tamamladı. Böylece 1912'de başlayan ve 1967'de sona eren sıra dışı bir yarış ortaya çıktı. Guinness World Records bugün bunu bir maratonu tamamlama açısından en uzun süre olarak kaydediyor.
Bence bu hikâyenin en önemli tarafı 54 sayısı değil. Çünkü Kanakuri'nin hayatına baktığımızda bu rekorun aslında onun atletik başarısını tanımlamadığını görüyoruz. Guinness, onun Japonya'da uzun mesafe koşusunun gelişmesine büyük katkı yaptığını ve üniversiteler arasındaki 218 kilometrelik Hakone Ekiden yarışının oluşumunda önemli rol oynadığını belirtiyor.
Yani “dünyanın en yavaş maratoncusu” gibi yüzeysel bir yorum yapmak oldukça haksız olur.
Bu Gerçekten Bir Maraton Rekoru mu?
Burada biraz eleştirel düşünmek gerekiyor.
Teknik açıdan cevap evet. Kanakuri maratonu başlatmış, daha sonra tamamlamış ve Guinness bunu resmî rekor olarak kabul etmiş durumda. Fakat sporun günlük anlamıyla baktığımızda 54 yıllık süreyi klasik bir “maraton performansı” olarak değerlendirmek tuhaf.
Çünkü modern maraton, başlangıç çizgisinden bitiş çizgisine kadar süren bir dayanıklılık yarışıdır. Sporcular tempo, beslenme, sıvı alımı, hava koşulları ve enerji yönetimi gibi faktörleri aynı yarış içinde yönetir. World Athletics de maratonu 42,195 kilometrelik yol yarışı olarak tanımlıyor ve yarış sonucunun zaman üzerinden belirlendiğini belirtiyor.
Kanakuri'nin örneğinde ise arada yarım asırdan fazla bir hayat var.
Bu nedenle benim açımdan bu rekoru “en uzun maraton performansı” olarak değil, “tamamlanması en uzun süren maraton” olarak ifade etmek çok daha doğru.
Aradaki fark küçük görünse de aslında oldukça önemli.
Maratonun Uzunluğu ile Süresini Birbirine Karıştırmamak Gerekir
Bir başka yaygın hata da maraton ile ultramaratonun birbirine karıştırılması.
Ultramaraton, geleneksel 42,195 kilometrelik maratondan daha uzun mesafeleri ifade ediyor. World Athletics'in açıklamasına göre ultramaraton, geleneksel maraton mesafesini aşan yarışlar için kullanılan genel bir tanım.
Örneğin bir yarış 50 kilometreyse, “neden 42 kilometreden uzun sürdü?” sorusunun cevabı basittir: Çünkü artık standart maraton değil, ultramaratondur.
Bu ayrım önemli; çünkü bazen internette “en uzun maraton” başlığı altında 100 kilometrelik veya günlerce süren ultramaraton yarışları gösteriliyor. Oysa mesafe açısından bunları standart maratonla aynı kategoriye koymak doğru değil.
Hatta Guinness'in “en uzun koşu yarışı” kategorisinde 1929'da New York ile Los Angeles arasında düzenlenen yaklaşık 5.850 kilometrelik yarış bulunuyor. Bu yarışın kazananı Johnny Salo, 79 günde finişe ulaşmıştı.
Fakat bu, 79 günlük bir maraton değildir. Bambaşka bir kategoridir.
Erkekler ve Kadınlar Açısından Süre Konusuna Nasıl Bakmalıyız?
Maraton performanslarını değerlendirirken cinsiyet farklılıklarından söz etmek mümkün; ancak burada “erkekler stratejiktir, kadınlar empatiktir” gibi kesin hükümler kurmanın bilimsel açıdan zayıf olduğunu düşünüyorum.
Maraton denince benim aklıma ilk olarak kronometre geliyor: 42 kilometreyi kaç saatte tamamladın, son 10 kilometrede temponu koruyabildin mi, finish çizgisinde ne kadar zorlandın? Fakat bu konuyu araştırırken karşıma çıkan bir hikâye, “maraton kaç saat sürer?” sorusuna verdiğim cevabı tamamen değiştirdi. Çünkü dünyanın en uzun sürede tamamlanan maratonu birkaç saat, hatta birkaç gün değil; 54 yıldan fazla sürmüş.
İlk bakışta kulağa neredeyse bir şaka gibi geliyor. Fakat Guinness World Records kayıtlarına göre Japon atlet Shizo Kanakuri, 1912 Stockholm Olimpiyatları'nda başladığı maratonu 20 Mart 1967'de tamamladı. Resmî kayıtlardaki toplam süre 54 yıl, 249 gün, 5 saat, 32 dakika ve 20,3 saniye.
Bu süreyi yalnızca saate çevirdiğimizde yaklaşık 479 bin 334 saat ediyor. Ancak burada önemli bir ayrıntı var: Kanakuri'nin 54 yıl boyunca kesintisiz koştuğunu düşünmek tamamen yanlış olur. Asıl ilginç nokta da zaten burada başlıyor.
42,195 Kilometrelik Bir Maratonun Normalde Anlamı Nedir?
Önce “maraton” kelimesinin neyi ifade ettiğini netleştirmek gerekiyor. Bugün standart maraton mesafesi 42,195 kilometre, yani 26 mil 385 yarddır. World Athletics'e göre bu mesafe 1908 Londra Olimpiyatları'nda ortaya çıkmış, 1921'de standartlaştırılmıştır.
Burada süre konusunda tek bir doğru cevap yok. Elit bir atlet maratonu yaklaşık iki saatte tamamlayabilirken, amatör bir koşucunun dört, beş, altı saat veya daha uzun sürede bitirmesi mümkündür. Bazı organizasyonlarda ise belirli bir süre sınırı bulunur.
Dolayısıyla “en uzun maraton” ifadesi aslında iki farklı anlama gelebilir:
Bir maraton yarışını tamamlamak için geçen en uzun resmî süre nedir?
Bir kişinin 42,195 kilometrelik mesafeyi fiziksel olarak kat etmesi ne kadar sürebilir?
Guinness'in kaydettiği Kanakuri örneği ilk sorunun cevabıdır. Fakat ikinci sorunun cevabı çok daha farklı olabilir.
54 Yıllık Rekor Nasıl Ortaya Çıktı?
Kanakuri'nin hikâyesi 1912 Stockholm Olimpiyatları'na uzanıyor. O dönem 20 yaşında olan Japon sporcu, ülkesinin Olimpiyatlardaki erken dönem temsilcilerinden biriydi. Yarış sırasında bitkin düştü ve maratonu tamamlayamadı. Daha sonra Japonya'ya döndü ve İsveçli yetkililere haber vermeden yarıştan ayrıldığı için uzun süre resmî olarak yarışmayı bırakmış kabul edildi.
Yıllar sonra, 1967'de İsveç televizyonunun girişimiyle Kanakuri Stockholm'e davet edildi. 75 yaşındayken yarım kalan maratonu tamamladı. Böylece 1912'de başlayan ve 1967'de sona eren sıra dışı bir yarış ortaya çıktı. Guinness World Records bugün bunu bir maratonu tamamlama açısından en uzun süre olarak kaydediyor.
Bence bu hikâyenin en önemli tarafı 54 sayısı değil. Çünkü Kanakuri'nin hayatına baktığımızda bu rekorun aslında onun atletik başarısını tanımlamadığını görüyoruz. Guinness, onun Japonya'da uzun mesafe koşusunun gelişmesine büyük katkı yaptığını ve üniversiteler arasındaki 218 kilometrelik Hakone Ekiden yarışının oluşumunda önemli rol oynadığını belirtiyor.
Yani “dünyanın en yavaş maratoncusu” gibi yüzeysel bir yorum yapmak oldukça haksız olur.
Bu Gerçekten Bir Maraton Rekoru mu?
Burada biraz eleştirel düşünmek gerekiyor.
Teknik açıdan cevap evet. Kanakuri maratonu başlatmış, daha sonra tamamlamış ve Guinness bunu resmî rekor olarak kabul etmiş durumda. Fakat sporun günlük anlamıyla baktığımızda 54 yıllık süreyi klasik bir “maraton performansı” olarak değerlendirmek tuhaf.
Çünkü modern maraton, başlangıç çizgisinden bitiş çizgisine kadar süren bir dayanıklılık yarışıdır. Sporcular tempo, beslenme, sıvı alımı, hava koşulları ve enerji yönetimi gibi faktörleri aynı yarış içinde yönetir. World Athletics de maratonu 42,195 kilometrelik yol yarışı olarak tanımlıyor ve yarış sonucunun zaman üzerinden belirlendiğini belirtiyor.
Kanakuri'nin örneğinde ise arada yarım asırdan fazla bir hayat var.
Bu nedenle benim açımdan bu rekoru “en uzun maraton performansı” olarak değil, “tamamlanması en uzun süren maraton” olarak ifade etmek çok daha doğru.
Aradaki fark küçük görünse de aslında oldukça önemli.
Maratonun Uzunluğu ile Süresini Birbirine Karıştırmamak Gerekir
Bir başka yaygın hata da maraton ile ultramaratonun birbirine karıştırılması.
Ultramaraton, geleneksel 42,195 kilometrelik maratondan daha uzun mesafeleri ifade ediyor. World Athletics'in açıklamasına göre ultramaraton, geleneksel maraton mesafesini aşan yarışlar için kullanılan genel bir tanım.
Örneğin bir yarış 50 kilometreyse, “neden 42 kilometreden uzun sürdü?” sorusunun cevabı basittir: Çünkü artık standart maraton değil, ultramaratondur.
Bu ayrım önemli; çünkü bazen internette “en uzun maraton” başlığı altında 100 kilometrelik veya günlerce süren ultramaraton yarışları gösteriliyor. Oysa mesafe açısından bunları standart maratonla aynı kategoriye koymak doğru değil.
Hatta Guinness'in “en uzun koşu yarışı” kategorisinde 1929'da New York ile Los Angeles arasında düzenlenen yaklaşık 5.850 kilometrelik yarış bulunuyor. Bu yarışın kazananı Johnny Salo, 79 günde finişe ulaşmıştı.
Fakat bu, 79 günlük bir maraton değildir. Bambaşka bir kategoridir.
Erkekler ve Kadınlar Açısından Süre Konusuna Nasıl Bakmalıyız?
Maraton performanslarını değerlendirirken cinsiyet farklılıklarından söz etmek mümkün; ancak burada “erkekler stratejiktir, kadınlar empatiktir” gibi kesin hükümler kurmanın bilimsel açıdan zayıf olduğunu düşünüyorum.